Hayatın içinde bazen öyle insanlar çıkar ki karşımıza… Kendi uydurdukları masallara öyle kapılırlar ki, gerçeklerin rahatsız edici tarafıyla yüzleşmekten kaçarlar. Sahte bir dünyanın içinde yaşarken, sessizliğimizi güven sanırlar. Oysa sessizlik her zaman kabulleniş değildir; bazen sadece izlemek, bazen de zamanı doğru okumaktır.
Ben uzun süredir sayfayı çevirdim. Bu “şimdilik” kelimesinin ne kadar süreceğini ise insanların davranışları belirler. Çünkü zaman, neyin doğru neyin yanlış olduğunu ortaya çıkarmakta en ustadır.
İnsanın çevresinde öyle tipler olur ki; her tartışmanın içinde olup sonra suçu başkalarına yüklemeyi alışkanlık hâline getirirler. Bugün birine kırılırlar, yarın başkasını suçlarlar, ertesi gün aynı oyunun içine yeniden dönerler. Bu ne bir karakter meselesidir ne de bir huy… Bu, sadece bir kaçıştır. Kendinden kaçmak, sorumluluktan kaçmak, yüzleşmekten kaçmak.
Kurnazlık taslayanların çoğu, attıkları her adımın bir gün kendi karşılarına çıkabileceğini hep unutur. Çünkü hayat, hafızası hiç kapanmayan bir kameradır. Kamera kapanır; ama hafıza kapanmaz. Ben şimdilik sessiz kalmayı seçtim. Bu sessizlik bir tehdit değil, bir strateji değil; sadece doğru zamanda konuşmanın değerini bilmek. Bazen en etkili söz, zamanı geldiğinde söylenen bir cümledir. O cümle geldiğinde de, insanlar kendi davranışlarının sonucu ile yüzleşir. Çünkü herkes, attığı adımın yankısını eninde sonunda duyar.
Ben kimseyi işaret etmiyorum, kimseyi suçlamıyorum. Sadece insan doğasının karanlık ve komik yanlarını kaleme alıyorum. Herkes kendi payını kendisi alır. Zaman, en adil hâkimi olmaya devam ederken, ben de kendi sayfamı çevirmiş durumdayım.
Şimdilik böyle. Sayfa kapalı. Ama herkes, davranışlarının karşılığını bir gün mutlaka görür.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ayşe Kök
“Gerçeklerle Yüzleşmekten Kaçanlar”
Hayatın içinde bazen öyle insanlar çıkar ki karşımıza… Kendi uydurdukları masallara öyle kapılırlar ki, gerçeklerin rahatsız edici tarafıyla yüzleşmekten kaçarlar. Sahte bir dünyanın içinde yaşarken, sessizliğimizi güven sanırlar. Oysa sessizlik her zaman kabulleniş değildir; bazen sadece izlemek, bazen de zamanı doğru okumaktır.
Ben uzun süredir sayfayı çevirdim. Bu “şimdilik” kelimesinin ne kadar süreceğini ise insanların davranışları belirler. Çünkü zaman, neyin doğru neyin yanlış olduğunu ortaya çıkarmakta en ustadır.
İnsanın çevresinde öyle tipler olur ki; her tartışmanın içinde olup sonra suçu başkalarına yüklemeyi alışkanlık hâline getirirler. Bugün birine kırılırlar, yarın başkasını suçlarlar, ertesi gün aynı oyunun içine yeniden dönerler. Bu ne bir karakter meselesidir ne de bir huy… Bu, sadece bir kaçıştır. Kendinden kaçmak, sorumluluktan kaçmak, yüzleşmekten kaçmak.
Kurnazlık taslayanların çoğu, attıkları her adımın bir gün kendi karşılarına çıkabileceğini hep unutur. Çünkü hayat, hafızası hiç kapanmayan bir kameradır. Kamera kapanır; ama hafıza kapanmaz. Ben şimdilik sessiz kalmayı seçtim. Bu sessizlik bir tehdit değil, bir strateji değil; sadece doğru zamanda konuşmanın değerini bilmek. Bazen en etkili söz, zamanı geldiğinde söylenen bir cümledir. O cümle geldiğinde de, insanlar kendi davranışlarının sonucu ile yüzleşir. Çünkü herkes, attığı adımın yankısını eninde sonunda duyar.
Ben kimseyi işaret etmiyorum, kimseyi suçlamıyorum. Sadece insan doğasının karanlık ve komik yanlarını kaleme alıyorum. Herkes kendi payını kendisi alır. Zaman, en adil hâkimi olmaya devam ederken, ben de kendi sayfamı çevirmiş durumdayım.
Şimdilik böyle. Sayfa kapalı. Ama herkes, davranışlarının karşılığını bir gün mutlaka görür.