
Melike USLU- Hadican EROL/İSTANBUL, (DHA) - MİLLİ Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, "Sağlam müttefikleri olan, güçlü ordusu bulunan ve yönetim sistemi oturmuş devletler ayakta kalacak. Savaş teknolojisi de robotik ve insansız sistemlere doğru evriliyor. Bu noktada merhum Özdemir Bayraktar’ı rahmetle anmak gerekir. Onun öncülüğünde kurulan Baykar tarafından geliştirilen insansız araçlar, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde önemli bir dönüşümün yaşamasını sağladı. Bu gelişmeler ordunun yapılanmasına da yansıyor" dedi.
Türkiye Basın Federasyonu’nun düzenlediği ‘Anadolu Sohbetleri’ programının konuğu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu oldu. Esenler Belediyesi ev sahipliğinde Esenler 15 Temmuz Millet Bahçesi Sadettin Ökten Şehir ve Düşünce Merkezi’nde düzenlenen kahvaltılı sohbet programında Prof. Dr. Afyoncu, gündemki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘DOĞAL AFETLERİN EN ÖNEMLİ SEBEPLERİNDEN BİRİ AŞIRI ŞEHİRLEŞME’
Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Erhan Afyoncu, “Bizim başımıza gelen felaketlerin, doğal afetlerin en önemli sebeplerinden biri aşırı şehirleşme ve şehirlerin kontrolsüz büyümesidir. Selin de bir nedeni bu depremin yıkıcı sonuçlarının artmasının da nedeni bu. Bu durum sadece İstanbul’un büyümesiyle ilgili değil; Anadolu şehirlerinde de benzer sorunlar yaşanıyor. Örneğin Tokat’ın nüfusu 180 bine ulaştığında şehir ovaya doğru genişliyor. Ova alanlarına bakıyorsunuz; 100 sene önce orada göl olan yerler yerleşime açılmış. Böylece hem tarım arazisi yok ediliyor hem de güvenli olmayan zeminlere bina yapılıyor. Aynı durum Erzurum’da da, Sivas’ta da görülüyor. Bu nedenle eski şehirleri mutlaka dönüştürmemiz gerekiyor. Zamanında şehrin elit kesimlerinin yaşadığı bölgeler bugün göç vermiş ve yaşaması zor alanlar haline gelmiş durumda. Bu, Tokat’ta da Sivas’ta da böyle. Yapılması gereken; bu alanları tarihi mimariye uygun, güvenli ve alçak katlı yapılarla yeniden inşa etmek. Böylece hem yaşanabilir alan artar hem de daha güvenli şehirler ortaya çıkar. Buradaki binaları bu açıdan başarılı buluyorum; alçak katlı ve belirli bir niteliğe sahip yapılar. Bu model her yerde uygulanamaz ama Anadolu şehirlerinde uygulanması mümkündür” dedi.
‘NÜFUS DENGELİ DAĞILMADIĞI SÜRECE AFETLERİN ETKİSİ DE BÜYÜYOR’
Prof. Dr. Afyoncu, “İkinci olarak yaşanabilir kasabalar oluşturmamız gerekiyor. Yaklaşık 5 bin nüfuslu kasabalar kurup köy yaşamını modernize ederek nüfusu yaymamız lazım. Nüfus dengeli dağılmadığı sürece afetlerin etkisi de büyüyor. Büyükşehirlerde nüfus artışı sınırlanırken, kırsal alanlarda artış daha kolay olur. Kırsalda çocuk yetiştirmek de daha kolaydır. Örneğin Özbekistan’da doğurganlık oranı üç buçuğun üzerindedir; çünkü nüfusun büyük bölümü hala kırsal yaşam sürmektedir. Türkiye’de de kırsal yaşam yaygınken doğurganlık oranı daha yüksekti. 1980’lerde kent-kır nüfusu ilk kez yarı yarıya olmuştu. Bugün ise kent nüfusu yüzde 90’ları geçti. Şehir yapısını gözden geçirmezsek birçok sorunla karşı karşıya kalmamız kaçınılmazdır. Dünya genelinde ise büyük bir kaos ve çatışma dönemine doğru gidildiğini görüyoruz. Bunun bir dünya savaşına mı yoksa farklı türde çatışmalara mı dönüşeceğini kestirmek zor. Ancak dünya jeopolitik olarak yeniden şekilleniyor. En endişe verici olan uluslararası düzende değerlerin ve kuralların zayıflaması. Devletlerin ve milletlerin geleceğinin belirsizleştiği bir döneme giriyoruz. Bu ortamda zayıf devletlerin ayakta kalması zorlaşacak. Muhtemelen dünya yeniden şekillenecek ve devlet sayısı artacak; yeni bölünmeler yaşanacak” diye konuştu.
‘YÖNETİM SİSTEMİ OTURMUŞ DEVLETLER AYAKTA KALACAK'
Prof. Dr. Afyoncu, “Bu kaotik ortamda sağlam müttefikleri olan, güçlü ordusu bulunan ve yönetim sistemi oturmuş devletler ayakta kalacak. Savaş teknolojisi de robotik ve insansız sistemlere doğru evriliyor. Bu noktada merhum Özdemir Bayraktar’ı rahmetle anmak gerekir. Onun öncülüğünde kurulan Baykar tarafından geliştirilen insansız araçlar, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde önemli bir dönüşüm yaşamasını sağladı. Bu gelişmeler ordunun yapılanmasına da yansıyor ve diğer savunma sanayi şirketleriyle birlikte bütüncül bir ilerleme sağlanıyor. Kısa pistli gemilerden kalkış yapabilen insansız hava araçlarının başarılı atışları ve hava-hava kabiliyetleri, bu alanda yeni bir aşamaya geçildiğini gösteriyor. Bu tür teknolojik üstünlükler, içinde bulunduğumuz belirsiz ve rekabetçi dönemde stratejik avantaj sağlıyor. Ancak sadece kendi silah gücü yeterli değildir. Güvenilir ve güçlü müttefiklik ilişkileri de en az savunma kapasitesi kadar önemlidir. Türkiye’nin Asya’da, Avrupa’da ve Afrika’da güvenilir müttefik sayısını artırması, devletin dayanıklılığını ve sürekliliğini güçlendirecektir” ifadelerini kullandı.
Programda yer alan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksü da “Gördüğünüz alan Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm alanıdır. Aynı zamanda Türkiye’de kentsel dönüşüm için ilk kazmanın vurulduğu yer de burasıdır. Kentsel dönüşüm konusunda bugün gelinen noktada, Esenler Belediyesi olarak büyük bir mesafe kat etmiş durumdayız” dedi.