Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Avukat Aylin Duman; Gençlerde Uyuşturucu Kullanımı: Sessiz Tehlike

Yazının Giriş Tarihi: 11.01.2026 22:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.01.2026 22:06

Uyuşturucu kullanımı artık yalnızca “marjinal” bir sorun değil; aksine, sessizce normalleşen ve özellikle gençleri hedef alan ciddi bir toplumsal krizdir. Bugün mesele sadece bir madde bağımlılığı değil, aynı zamanda hukuk, aile, eğitim ve kamu politikalarının kesişim noktasında duran çok katmanlı bir güvenlik ve gelecek sorunudur.

Gençler, merak duygusu, aidiyet arayışı, sosyal baskı ve dijital ortamda yayılan yanlış “özgürlük” algısıyla bu maddelere her zamankinden daha kolay ulaşıyor. Özellikle “bir kereden bir şey olmaz” söylemi, bağımlılığın en tehlikeli eşiğidir. O ilk adım çoğu zaman geri dönüşü zor bir yola kapı aralar. Hukuki dosyalarda sıkça gördüğümüz tablo şudur: Başlangıçta eğlence ya da deneme olarak sunulan süreç, kısa sürede suçla, şiddetle ve ağır yaptırımlarla sonuçlanır.

Türk Ceza Kanunu’nda uyuşturucu kullanımı ve bulundurulması açıkça suç olarak tanımlanmıştır. Ancak burada yalnızca cezalandırma perspektifine sıkışmak, sorunun özünü çözmez. Özellikle gençler açısından koruyucu ve önleyici mekanizmalar hayati önemdedir. Aksi hâlde adli sicile işlenen tek bir kayıt, bir gencin eğitim, kariyer ve sosyal hayatını uzun yıllar boyunca gölgeleyebilir. Hukuk, sadece yaptırım uygulayan değil; aynı zamanda bireyi ve toplumu koruyan bir araç olmak zorundadır.

Ailelere de burada büyük sorumluluk düşmektedir. Gençlerle kurulan iletişimin kopuk, yargılayıcı ya da ilgisiz olduğu her durumda risk artar. Çocuğun odasındaki sessizlik, ani ruh hâli değişimleri, akademik düşüş ya da çevre değişikliği çoğu zaman bir alarmdır. Bu işaretleri görmezden gelmek değil, doğru zamanda profesyonel destek almak gerekir. Unutulmamalıdır ki erken müdahale, hem hukuki hem de insani açıdan en etkili çözümdür.

Devlet politikaları, yerel yönetimler, okullar ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü bir koordinasyon sağlanmadan bu mücadelede kalıcı başarı elde edilemez. Rehabilitasyon merkezlerinin erişilebilirliği, psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve gençlere yönelik doğru bilgilendirme çalışmaları, cezadan çok daha etkili sonuçlar doğurur. Gençleri kaybetmeden, onları hayata kazandırmak zorundayız.

Sonuç olarak uyuşturucu meselesi, yalnızca bireysel bir tercih ya da aile içi bir problem değildir. Bu, toplumun geleceğini doğrudan ilgilendiren, hukuki ve vicdani bir sınavdır. Gençleri suçla değil, bilinçle; korkuyla değil, doğru rehberlikle koruyabiliriz. Hukukun asıl gücü de tam olarak burada başlar: Geleceği savunmakta.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.