Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Dosyada Adı Geçmeyenler : Adaletin Sessiz Mağdurları

Yazının Giriş Tarihi: 08.02.2026 15:46
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.02.2026 15:46

Yargı sisteminde yapılan yargılama “taraflar” üzerinden yürütülür. Dosya numarası vardır, taraf sıfatları bellidir, talepler nettir. Ancak bu sistematik düzenin içinde büyük bir sorun gizlidir: Yargı, yalnızca dosyada adı geçenleri görür; kararın etkileyeceği hayatları ise çoğu zaman görmez ve bilmez. Dosya kararına konu edilmez. Bu bir tesadüf değil, yapısal sürecin sonucudur. Çünkü şüphelinin yada sanığın hayat koşulları, takdir yetkisi dışında bir kanunu gerekçe olarak değerlendirilmez.

Bir ceza davasında verilen tutuklama kararı, hukuken yalnızca şüpheliyi veya sanığın mevcut dosya durumun değerlendirilmesidir. Oysa fiiliyatta bu karar; ailesini, çocuklarını, işini, sosyal çevresini ve ekonomik düzenini de etkiyecek niteliktedir. Buna rağmen sistem, bu sonuçları “dosya dışı alan” olarak kabul eder ve bilinçli şekilde değerlendirme dışında bırakılır, sonuca ve yaptırımlara değerlendirilme konusu edilmez. Çünkü mevcut yargılama pratiği, bireysel nitelikte bir yargılama olup, bireyin toplumsal düzenini dikkate almaz.

Bu sayede karar hukuken doğru, ama toplumsal nitelikte değerlendirildiğinde adaletsiz ve yıkıcı olabilir. Yargı sistemi bu şekilde işleyiş ile, kararın toplumsal sonuçlarından soyutlanmaktadır. Kararın yarattığı toplumsal etki, yargısal denetimin dışında bırakılmıştır. Böylece adalet, insan hayatından kopuk bir teknik faaliyete indirgenecek şekilde ilerler.

Yapılan yargılama ile kamu düzeni adına verilen her karar, aynı zamanda topluma şu mesajı verir: “Bu sistem seni ne kadar koruyor?” Eğer bu soruya verilen cevap güven değilse, yargı kararları hukuken doğru olsa bile toplumsal karşılığı sorgulanmaya başlar.

Bu yaklaşım özellikle çocuklar açısından ağır sonuçlar doğurur. Anne ya da babası hakkında verilen bir kararın, çocuğun psikolojisi, eğitimi ve geleceği üzerindeki etkisi sistem tarafından hesaba katılmasa da toplumsal düzende karşımıza çıkar. Çünkü çocuk dosyada taraf olmasa dahi etkilenmektedir. Verilen kararın yaptırımını ve bedelini hayatında yaşamaktadır. Öyle ki adaletin en kırılgan muhatabı çoğu zaman dosyada hiç görünmeyendir. Zira karar, masum olan bir çok hayatın mahkumiyetine karar vermek niteliği taşıyabilir.

Oysa adalet, yalnızca doğru kanun maddesini uygulamak değildir. Adalet, verilen kararın toplumda neye mal olduğunu görebilme cesaretidir. Kamu yararı genel anlamda değerlendirilmeli ve bir bütünün yargı ile korunmaya çalışıldığı unutulmamalıdır. Sessiz mağdurların varlığını kabul etmek, yargıyı zayıflatmaz. Aksine, yargının meşruiyetini güçlendirir. Çünkü toplum, kararların gerekçesinden çok sonuçlarını yaşar.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.