Türkiye’de bazı sektörler vardır; sessiz büyür, hızlı yükselir ve bir süre sonra herkes aynı soruyu sormaya başlar:
“Bu noktaya nasıl gelindi?”
Medya, spor, eğlence ve iş dünyasının kesiştiği alanlar, uzun zamandır bu sorunun en sık yöneltildiği başlıkların başında geliyor. Görünürde her şey meşru, her adım yasal, her başarı hikâyesi parlak. Ancak perde arkasında dönen ilişkiler ağı çoğu zaman kamuoyunun radarına girmiyor.
Bu noktada altı çizilmesi gereken önemli bir ayrım var:
Hızlı yükseliş, tek başına bir suç göstergesi değildir.
Ancak şeffaflık eksikliği, kayıt dışı para trafiği iddiaları ve denetimsiz alanlar, ister istemez hukuki sürecin kapısını aralar.
Son yıllarda özellikle yasadışı bahis, kara para ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele konusunda devletin attığı adımlar, bu alanların artık “gri bölge” olmaktan çıkarıldığını gösteriyor. Yargı organları ve ilgili kurumlar, dosyaları kişi veya unvan ayrımı yapmaksızın ele alıyor. Bu da hukuk devleti ilkesinin en net yansıması.
Toplumun sıkça yanıldığı bir başka nokta da şu:
Tanınırlık, dokunulmazlık değildir.
Medya görünürlüğü, sosyal çevre ya da geçmişte kurulan sembolik bağlar; bugün hukuki sürecin önüne geçmiyor.
Tam aksine…
Bugün yürütülen soruşturmalar, “kim olduğundan çok ne yaptığın” ilkesinin esas alındığını gösteriyor. Bu yaklaşım, hem ekonomik düzenin korunması hem de toplumun adalet duygusunun güçlenmesi açısından son derece kıymetli.
Elbette her iddia, yargı önünde ispatlanmadıkça bir hüküm ifade etmez. Masumiyet karinesi, hukuk sistemimizin temel taşıdır. Ancak devletin suçla mücadeledeki kararlılığı da aynı şekilde tartışmasızdır.
Sonuç olarak şunu net söylemek gerekir:
Türkiye’de artık hiçbir sektör, hiçbir alan ve hiçbir görünürlük biçimi denetimin dışında değildir. Bu, bir baskı değil; hukukun doğal işleyişidir.
Ve bu işleyiş, uzun vadede herkes için daha güvenli, daha adil bir düzenin teminatıdır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Savaş UĞURLU
GÜÇ, PARA VE GÖRÜNMEZ İLİŞKİLER
Türkiye’de bazı sektörler vardır; sessiz büyür, hızlı yükselir ve bir süre sonra herkes aynı soruyu sormaya başlar:
“Bu noktaya nasıl gelindi?”
Medya, spor, eğlence ve iş dünyasının kesiştiği alanlar, uzun zamandır bu sorunun en sık yöneltildiği başlıkların başında geliyor. Görünürde her şey meşru, her adım yasal, her başarı hikâyesi parlak. Ancak perde arkasında dönen ilişkiler ağı çoğu zaman kamuoyunun radarına girmiyor.
Bu noktada altı çizilmesi gereken önemli bir ayrım var:
Hızlı yükseliş, tek başına bir suç göstergesi değildir.
Ancak şeffaflık eksikliği, kayıt dışı para trafiği iddiaları ve denetimsiz alanlar, ister istemez hukuki sürecin kapısını aralar.
Son yıllarda özellikle yasadışı bahis, kara para ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele konusunda devletin attığı adımlar, bu alanların artık “gri bölge” olmaktan çıkarıldığını gösteriyor. Yargı organları ve ilgili kurumlar, dosyaları kişi veya unvan ayrımı yapmaksızın ele alıyor. Bu da hukuk devleti ilkesinin en net yansıması.
Toplumun sıkça yanıldığı bir başka nokta da şu:
Tanınırlık, dokunulmazlık değildir.
Medya görünürlüğü, sosyal çevre ya da geçmişte kurulan sembolik bağlar; bugün hukuki sürecin önüne geçmiyor.
Tam aksine…
Bugün yürütülen soruşturmalar, “kim olduğundan çok ne yaptığın” ilkesinin esas alındığını gösteriyor. Bu yaklaşım, hem ekonomik düzenin korunması hem de toplumun adalet duygusunun güçlenmesi açısından son derece kıymetli.
Elbette her iddia, yargı önünde ispatlanmadıkça bir hüküm ifade etmez. Masumiyet karinesi, hukuk sistemimizin temel taşıdır. Ancak devletin suçla mücadeledeki kararlılığı da aynı şekilde tartışmasızdır.
Sonuç olarak şunu net söylemek gerekir:
Türkiye’de artık hiçbir sektör, hiçbir alan ve hiçbir görünürlük biçimi denetimin dışında değildir. Bu, bir baskı değil; hukukun doğal işleyişidir.
Ve bu işleyiş, uzun vadede herkes için daha güvenli, daha adil bir düzenin teminatıdır.